This is the place where you can personalize your profile!
But, how?
By moving, adding and personalizing modules.
You can drag and and drop to rearrange.
You can edit modules to customize them.
The left side has modules you can add!
Some modules you can only access when you get a subscription.
Some modules have options that are only available when you get a subscription.
We've split the page into zones!
Certain modules can only be added to certain zones.
"Why," you ask? Because we want profile pages to have freedom of customization, but also to have some consistency. This way, when anyone visits a deviant, they know they can always find the art in the top left, and personal info in the top right.
Don't forget, restraints can bring out the creativity in you!
Now go forth and astound us all with your devious profiles!
gereginden fazlaysa hayat zaten alir. oyleyse cikalim disari, pilli pikabimizla daglara. serin sulari olsun. birseyler goruruz belki. sonra bir de sehirde cay icmek gerekir, ama ona var coook asirlar. asir dedigin iki goz acip kapamaya gecer. neyse iste.. emrinize arzedilen dogaya ve icnizdeki aska emanet olunuz ..
benim odamda, duvara sinmiş rüyalar var... herbirinin bir kokusu var.. sayısını düşünmek bile istemediğim bir sürü karmakarışık cd, bir defasında senden aldığım portakal kabukları, kapının arkasında bir ebru, dolabımda hiç yapıştırmadığım sokak fotoğrafları, bomboş çıkan sarkan bayat filmler var..
düzenlenmeyi bekleyen bir odam ve bir hayatım var..
yatağımın üstü her gün birşeylerle doluyor.. yeni fotoğraf yok.. hepsi çektiğim an eskiyor.. kendimi de birgün kablolara saracak mıyım diye korkuyorum.. rüyalarım bile dalga geçiyo halimle.. tutunup hayalet gemiye bineceğim bir ipim vardı, renkli, bütün iplerin külleri var, onu hangi rüyamda unuttum bilmiyorum.. üstüste özenle sıraladığım yaşlı adam kağıtlarından birinde bulsam, yine görsem, yine eski kokusunu duysam, hemen bir zaman hediye etsem.. yıkık okulların içinden çıkarsam, yanmış evlerin duvarlarından kazısam.. sıcak suyla birlikte içsem,
yılların yıktığı ağustosları, eylülleri, şubatları, mayısları, devrimleri, vazgalları, kartları, silahları, boyalarıyla üstünü örttükleri yüzü hülyalı kitaplarını, sorularını, seslerini, yıktıkları hisleri, yaktıkları masalların hepsini, ağaçlara sarılanları, ağaçlarını, göklerini, günlerini, uykularını, korkularını, zevklerini, kaybettiklerini bile unuttuklarını, düş müziklerini, hatıralarını ve ansızlıklarını, kullanmadıkları kalemlerinin ruhlarını, bozuk kulaklıklarını, olmayan kameralarını, çizilmiş cdlerini, hepsini geri çağırıyorum... an'dan münezzeh zamanın kandırdığı bütün varoluşları, zamandan münezzeh an'ın mutlaklığıyla haşrolmaya davet ediyorum..
biriktirdiğim seslerim, çektikten sonra bir kere bile bakmadığım, banyosuyla saklı fotoğraflarım eşlik edecek, aşık olduğum hindistanlı, pakistanlı müzisyenler eşlik edecek, çok sevdiğim doğulu, arap, kürt, türk, çingene müzisyenler, 15 cdnin tamamıyla sınırlandıramayacağım içinden müzik akan müzisyenler, enstrumanları gönülleri olan özel müzisyenler, batılı müzisyenler, beatlerinde varoluşunu, synthlerinde yokoluşunu sorgulayan, gitarında yolculuğa çıkaran, elektronik mutfaklarında iclerini arayan müzisyenler eşlik edecekler gelenlere, renklerle, kokularla, düşlerle ağırlayacak kaybettiklerinin dünyalarına gelenleri...
odam o kadar küçük ki,
hoşçakal, görüşürüz... haftaların hiç sonunu görmedim..
--
This is a 2-person account, have fun guessing who you're really talking to.
--
...öte`den`beri`siz, öte beri siz...
--
b. f.
--
b. f.
armagan'in, kirmizi mercedes fotografinin altina yazdigim yazi..
benim odamda, duvara sinmiş rüyalar var... herbirinin bir kokusu var.. sayısını düşünmek bile istemediğim bir sürü karmakarışık cd, bir defasında senden aldığım portakal kabukları, kapının arkasında bir ebru, dolabımda hiç yapıştırmadığım sokak fotoğrafları, bomboş çıkan sarkan bayat filmler var..
düzenlenmeyi bekleyen bir odam ve bir hayatım var..
yatağımın üstü her gün birşeylerle doluyor.. yeni fotoğraf yok.. hepsi çektiğim an eskiyor.. kendimi de birgün kablolara saracak mıyım diye korkuyorum.. rüyalarım bile dalga geçiyo halimle.. tutunup hayalet gemiye bineceğim bir ipim vardı, renkli, bütün iplerin külleri var, onu hangi rüyamda unuttum bilmiyorum.. üstüste özenle sıraladığım yaşlı adam kağıtlarından birinde bulsam, yine görsem, yine eski kokusunu duysam, hemen bir zaman hediye etsem.. yıkık okulların içinden çıkarsam, yanmış evlerin duvarlarından kazısam.. sıcak suyla birlikte içsem,
içime sindirsem,
geri dönsem,
bantlasam,
kopunca acımasa bardağın kulpu, kahvelerimin kokusu -keşke- gitmese.. kokuları kaydetsem, istediklerim gitmese..
yılların yıktığı ağustosları, eylülleri, şubatları, mayısları, devrimleri, vazgalları, kartları, silahları, boyalarıyla üstünü örttükleri yüzü hülyalı kitaplarını, sorularını, seslerini, yıktıkları hisleri, yaktıkları masalların hepsini, ağaçlara sarılanları, ağaçlarını, göklerini, günlerini, uykularını, korkularını, zevklerini, kaybettiklerini bile unuttuklarını, düş müziklerini, hatıralarını ve ansızlıklarını, kullanmadıkları kalemlerinin ruhlarını, bozuk kulaklıklarını, olmayan kameralarını, çizilmiş cdlerini, hepsini geri çağırıyorum... an'dan münezzeh zamanın kandırdığı bütün varoluşları, zamandan münezzeh an'ın mutlaklığıyla haşrolmaya davet ediyorum..
biriktirdiğim seslerim, çektikten sonra bir kere bile bakmadığım, banyosuyla saklı fotoğraflarım eşlik edecek, aşık olduğum hindistanlı, pakistanlı müzisyenler eşlik edecek, çok sevdiğim doğulu, arap, kürt, türk, çingene müzisyenler, 15 cdnin tamamıyla sınırlandıramayacağım içinden müzik akan müzisyenler, enstrumanları gönülleri olan özel müzisyenler, batılı müzisyenler, beatlerinde varoluşunu, synthlerinde yokoluşunu sorgulayan, gitarında yolculuğa çıkaran, elektronik mutfaklarında iclerini arayan müzisyenler eşlik edecekler gelenlere, renklerle, kokularla, düşlerle ağırlayacak kaybettiklerinin dünyalarına gelenleri...
odam o kadar küçük ki,
hoşçakal,
görüşürüz... haftaların hiç sonunu görmedim..
--
my web - [link]
I either like to passionately inspire people or passionately piss them off...
--
Faut qu'j'y aille
Previous Page12345...Next Page